Veli Ağbaba: “1998 Yılında 3 Kez, 2015 Yılında 2 Kez 2023 Yılında 2 Kez Asgari Ücret Belirlenmiş.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, “2004 yılında çıkan yönetmelik asgari ücret en geç 2 yılda bir olmak üzere belirlenir diyor. Yani yılda 3 kez de 4 kez de belirleyebilirsiniz. Bunun da örnekleri var. 1998 yılında 3 kez, 2000 yılında 3 kez, 2008 yılında 2 kez, 2011 yılında 2 kez, 2013 yılında 2 kez, 2015 yılında 2 kez, 2022 yılında 2 kez ve 2023 yılında 2 kez asgari ücret belirlenmiş. Dünyanın en yüksek 5. enflasyonuna sahip bir ülkede asgari ücreti 1 kez değerlendirmek doğru olmaz” dedi.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Sinop’ta asgari ücret ile ilgili tartışmaları ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi. Ağbaba, şunları söyledi:

“ÇÜNKÜ ASGARİ ÜCRET OLAĞAN ÜCRET OLMUŞ DURUMDA”

“Asgari ücrette müthiş bir alım gücünde gelir kaybı var. Öncelikle bu gelir kaybı telafi edilip, ondan sonra asgari ücret konuşulmalı. TÜİK’in açıklamış olduğu enflasyon yıl sonunda maalesef gerçekçi değil, sadece memur ve emekli zammı, asgari ücret zammı az yansısın diye TÜİK maalesef bir operasyonla enflasyonu düşük açıkladı. Bu çalışanların cebinden para çalmakla eşdeğer. Türkiye, maalesef bakanın açıkladığı gibi bir Türkiye değil. Bakan, ‘yönetmeliğe göre asgari ücrete 1 kez zam yapılacak” diyor. Aslında yönetmelik öyle demiyor. 2004 yılında çıkan yönetmelik asgari ücret en geç 2 yılda bir olmak üzere belirlenir diyor. Yani yılda 3 kez de 4 kez de belirleyebilirsiniz. Bunun da örnekleri var. 1998 yılında 3 kez, 2000 yılında 3 kez, 2008 yılında 2 kez, 2011 yılında 2 kez, 2013 yılında 2 kez, 2015 yılında 2 kez, 2022 yılında 2 kez ve 2023 yılında 2 kez asgari ücret belirlenmiş. Dünyanın en yüksek 5. enflasyonuna sahip bir ülkede asgari ücreti 1 kez değerlendirmek doğru olmaz.

Asgari ücretlilerin yaşamı hakikaten zor durumda. Ayrıca asgari ücret Türkiye’de olağan ücret olmuş durumda. Maalesef yüzde 50’nin üzerinde çalışanın ücreti asgari ücret seviyesinde. Bir de geçtiğimiz yıl ile karşılaştırıldığında, asgari ücretlilerin borcuna baktığımız zaman çok farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Kişi başına kart borcu asgari ücretin tam 2 buçuk katı olmuş durumda. Geçtiğimiz yıl asgari ücretin 8 bin 500 lira olduğu dönemde kişi başına düşen bireysel kredi kartı borcu 14 bin 377 TL. Yani asgari ücretten 5 bin 871 TL fazla iken, bu dönem maalesef Eylül ayında kişi başına düşen kart borcu  27 bin 455 lira olmuş. Yani 16 binin üzerine çıkmış durumda. Asgari ücretin 2 buçuk katı kadar borcu var insanların.

Asgari ücret maalesef açlık sırının altında. Bu açıklanmayan enflasyon ortamında, İstanbul Ticaret Odası’nın açıkladığı rakamlara göre asgari ücret belirlenmelidir. Asgari ücret gerçekçi olmalıdır. Çünkü asgari ücret olağan ücret olmuş durumda.

Ayrıca bir de emeklilerin durumunu gündeme getirmek lazım. 7 bin 500 TL ile bir emeklinin geçinmesi mümkün değil. 7 bin 500 TL sadaka bile değil. Maalesef hükümet emeklileri oyalıyor. Seçimden önce vaat ettiler, yapmadılar. Seçimden önce emeklilerin hayat şartlarını düzelteceğiz dediler ama maalesef yeni bir seçim geliyor hala düzelebilmiş değil. Bununla ilgili de biz çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

“İNSANLARIN ÖLDÜĞÜ DÖNEMDE BİLE TOKİ’Yİ SÖYLEMEK, İNŞAATI SÖYLEMEK, PARAYI SÖYLEMEK, RANTI SÖYLEMEK VİCDANSIZLIK VE İKİ YÜZLÜLÜKTÜR”

İktidar iki yüzlü bir politika izliyor. 400’ün üzerinden geminin İsrail’e sevkiyat yaptığı söyleniyor. Hatta askerlerin giymiş olduğu içliğin bile Türkiye’den gittiği söyleniyor. Bir taraftan ‘Kudüs kırmızı çizgimizdir’ diyorlar. Orada ölen çocuklar üzerinden iç siyaset yapıyorlar. Diğer taraftan da maalesef İsrail’e gemiler gidiyor, içlikler gidiyor, çelik gönderildiği söyleniyor. İkiyüzlü bir politika. Orada ölen çocukların üzerinden burada maalesef iç siyaseti ayırt ederek o çocukların kanı üzerinden siyaset yapmayan çalışan bir anlayış var.

Daha geçtiğimiz yıllarda Birleşik Arap Emirlikleri ile, İsrail’in anlaşmasına meydan okuyan Türkiye şu anda etkisiz bir politika izliyor. Burada bu insanların öldüğü dönemde bile TOKİ’yi söylemek, inşaatı söylemek, parayı söylemek, rantı söylemek vicdansızlık ve iki yüzlülüktür.

“CUMHURİYET HALK PARTİSİNİN TABANDA KURACAĞI DEMOKRASİ İTTİFAKIYLA TÜRKİYE RAHAT BİR NEFES ALACAK”

2019 seçimlerinde cumhur ittifakı 51 ilde iş birliği yaptı, 30 büyükşehirde cumhur ittifakı beraber seçime girdi. Onu hemen ifade edelim. Demek her halde ya unuttu ya da bilinçli bir şey söylüyor Sayın Erdoğan. 2019’da iş birliği yaptı Cumhur İttifakı Türkiye’nin 30 büyükşehri olmak üzere 51 ilde iş birliği yaptı. Herhalde unuttu. Sanıyorum Cumhuriyet Halk Partisi onun psikolojisini bozdu, hafızasını bozdu. Çünkü hala aday bulamayan bir Erdoğan var. Hep Cumhuriyet Halk Partisi’ne söylerdi Erdoğan. Derdi ki ‘Adayınız nerde? Adayınız nerde?’ Şimdi İstanbul’da adayları yok, Ankara’da, İzmir’de, Adana’da, Mersin’de yok. Birçok büyükşehirde adayları yok. Cumhuriyet Halk Partisinin yönetmiş olduğu büyükşehirlerde adayları yok.

Ama sayın Erdoğan aday arayışına girmesin. Biz ona yardımcı oluruz. İstanbul’u çok iyi yöneten Ekrem İmamoğlu var. Ona gönül rahatlığıyla oy verebilir. Ankara’da Ankara’yı çok iyi yöneten Mansur Yavaş var. Ona da gönül rahatlığıyla oy verebilir. Sinop’ta da Cumhuriyet Halk Partisinin yapacağı doğru bir tercih ile Sinop Belediye Başkanımıza da oy verebilir. Aday arayışına girmesine gerek yok.

Hafızasını kontrol etsin. 2019 yılında ne dediğini hatırlayamayan Sayın Erdoğan’a Sinop’tan sesleniyoruz. Hep alıştığımız şey. Bir gün siyah, bir gün beyaz diyor. Hem dış politikada hem iç politikada bunları görmek mümkün. Ama hangi ittifakla girerlerse girsinler, Cumhuriyet Halk Partisinin tabanda kuracağı demokrasi ittifakıyla Türkiye rahat bir nefes alacak. Türkiye bu tek adam zulmünün, tek adam rejiminin yaşamış olduğu bu baskıcı ortamda yerel yönetimlerle rahat bir nefes alması için demokrasi ittifakının en gelişmişini kuracağımızı sayın Erdoğan ve kamuoyu bilsin.

“BU YAŞANAN ZULME KARŞI BİRAZ SAMİMİ OLUN”

Gazze’de savaş sürerken, çocuklar ölürken iktidara yakın, AKP’ye yakın şirketler İsrail’e gemiler dolusu malzeme taşımaya devam ediyor. İsim listeleri yayınlanıyor. İktidar iki yüzlü bir politika izliyor. Bir taraftan Gazze’de ölen çocuklar için ağlarken, diğer taraftan İsrail’in silahlarına mermi gönderiyor, askerlerine eşya gönderiyor. İsrail’e sevkiyat tüm hızıyla devam ediyor. Bu sevkiyatı yapanların tamamı da AKP’nin ya ortağı ya da büyütmüş olduğu iş adamı. Hatta iktidarın içerisinde, Cumhurbaşkanının evlatlarının da olduğu sevkiyatlarla ilgili iddialar var. Açıklama yapmaya AKP’yi davet ediyoruz. Lütfen biraz samimi olun. Bu yaşanan zulme karşı biraz samimi olun. Bir tarafta hiç gözden kaçırılmayan para, diğer tarafta ölen Filistinli çocuklar. Onu da Türkiye’nin vicdanına havale ediyoruz.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir