Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Adaletle İlgili Konuşmaları Gündemde
Türkiye’nin adalet arayışı devam ederken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemi ile Cumhurbaşkanlığı sürecinde yaptığı üç farklı konuşma yeniden gündeme geldi. Erdoğan’ın geçmişte adaletle ilgili sözleri, bugün yargı sisteminde yaşananlarla çelişki oluşturuyor.
İşte Erdoğan’ın o konuşmalarından örnekler:
1998 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden ayrıldıktan sonra katıldığı Mehmet Ali Birand’ın sunduğu 32. Gün programında Refah Partisi’nin kapatılmasıyla ilgili soruya cevap veren Erdoğan, o dönemde “Eyleme dönüşmediği sürece ben fikri ve düşünceyi suç kabul etmiyorum” şeklinde düşünce belirtmişti. Günümüzde ise tvit atarak düşüncelerini açıklayan birçok kişi tutuklanıp yargılanıyor. Bu durumu örneklemek gerekirse, gazeteci Fatih Altaylı, yayınladığı videodaki iki kelime nedeniyle tutuklu bulunurken, Ayşe Barım ise ikinci kez tutuklanıyor.

2001 yılında AKP’yi kurmasının üzerinden 3 ay geçtikten sonra Kanal 7’de Süleyman Çobanoğlu’nun Tanıklar programına katılan Erdoğan, “Adaletle yürüdüğümüz sürece bize destek verin. Ama biz istikametten saptığımızda sakın bize destek vermeyin. Çünkü biz halkımızı, liderlerin kulları olarak görmüyoruz” dedi. Günümüzde ise birçok olay adaletten uzak sonuçlara yol açıyor, konserler keyfi şekilde iptal ediliyor, şaka yapanlar tutuklanıyor ve sanatçılar hedef alınıyor.

Aynı Erdoğan 7 yıl önce Yargıtay’ın 150. Yılı Sempozyumu’nda Mevlana’dan alıntılar yaparak, “Adaleti kaybettiğimizde her şeyimizi kaybederiz” ifadesini kullandı. Bu sözleri hatırlatıldığında akla ilk olarak, 2.896 gündür hapiste olan Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş geliyor.
