Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – 2000’li yıllar, sokak yarışlarını konu alan filmlerin büyük ilgi gördüğü ve bu türün yükselişte olduğu bir dönem olarak sinema tarihindeki yerini aldı. Bu dönemde yarış filmleri söz konusu olduğunda birçok kişinin aklına gelen ‘Hızlı ve Öfkeli’ gibi filmler izleyiciyle buluştu ve türe olan ilgi arttıkça daha fazla film çekilmeye başlandı. Bu filmlerden birisi de 2008 ekonomik krizinin önemli aktörlerinden birisi olan Quick Loan Funding’in sahibi Daniel Sadek’in finanse ettiği ‘Redline’ isimli film oldu.

Büyük umutlarla çekilen ve gişede iyi bir hasılat yapması hedeflenen ‘Redline’ izleyicide yeteri kadar heyecan yaratmadı ve gişe hasılatı beklenenin oldukça altında kaldı. Çekimler ve tanıtım sırasında birkaç lüks spor arabanın da ağır zarar gördüğü film, her şey sona erdiğinde 26 milyon dolarlık bir maliyete sahip olmasına rağmen sadece 8 milyon dolar kazandırdı ve toplamda 18 milyon dolarlık bir zarara sebep oldu. Ancak filmin finansmanını üstlenen Daniel Sadek için bu durum sadece kötü günlerin başlangıcı olacaktı.
ŞİRKETİNDEN ELDE ETTİĞİ GELİRLE FİLM ÇEKTİ
Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta doğduktan sonra ailesiyle birlikte Fransa’ya giden ve burada büyüyen Sadek, 17 yaşında Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti ve bir süre gündelik işlerde çalıştıktan sonra kendine bir ortak bularak Quick Loan Funding’i kurdu. Konut satın almak isteyen insanlar için kredi veren şirket, 2002 ve 2007 yılları arasında yaklaşık 4 milyar dolara yakın bir kredi verdi. Sadek’in kurucusu olduğu şirket bunu yaparken, kredi verdiği insanların bu kredileri geri ödeyebilme ihtimalini çok dikkate almıyordu. Kredi notu düşük müşterilere, gelir doğrulaması zayıf/hiç yapılmadan kredi verme oranı yüksekti. Bu yıllar ABD içindeki konut piyasasına olan talebin oldukça yüksek olduğu dönemlerdi.

Böyle bir ortamda Sadek yüksek gelir elde eden bir iş insanına dönüşmüştü ve farklı sektörlerde faaliyet göstererek tanınırlığını artırmak istiyordu. Hollywood’a giriş yapmanın bu hedefler için oldukça makul olduğunu düşünen Sadek, lüks arabalarının içinde yer alacağı bir yarış filmi çekmeye karar verdi. Karmaşık bir olay örgüsüne sahip olan filmin başrolünde de Sadek’in kız arkadaşı oynuyordu.
Sadek tarafından yazılan hikâye, kız arkadaşı Nadia Bjorlin’in etrafında şekilleniyordu. Bjorlin, babasını bir araba kazasında kaybeden tamirci ve şarkıcı Natasha’yı canlandırıyordu ve usta bir sürücü olmasına rağmen annesi yarışmasını yasaklıyordu. Ancak çok geçmeden Natasha karakteri yarışlara geri dönüyor ve olaylar bu kararın üzerine şekilleniyordu. Birçok kişi için bu film başından itibaren sorunlu doğmuş bir projeydi. Ancak Sadek’in filmi çekmek için yeteri kadar parası vardı ve para birçok şeyin görmezden gelinmesi için yeterliydi.
HER ŞEY TERS GİTMEYE BAŞLADI
Filmin çekimleri sırasında Sadek, 26 milyon dolara yakın para harcamıştı. Üstelik filmin çekimleri ve tanıtım çalışmaları sırasında bir Porsche Carrera GT ve bir Ferrari Enzo büyük hasar görmüş ancak tüm bunlara rağmen ‘Redline’ izleyicide beklenen etkiyi gösterememişti. Sadek, filme yaptığı harcamaları kendi şirketi olan Quick Loan Funding’in gelirleriyle yapmıştı. Filme çok para harcamış ve istediğini alamamış olsa da hâlâ çok parası olduğunu ve işlerine devam edebileceğini düşünüyordu. Ancak tam da o sırada 2008 mali krizi başlayınca işler Sadek’in umduğunun tam tersi şekilde ilerlemeye başladı.

Quick Loan Funding, geri ödenme ihtimali riskli olarak görülen binlerce kredi vermişti ve kredilerin geri ödenmeleri kesilmişti. ABD genelinde emlak fiyatlarının düşmesiyle birlikte konut sektöründe oluşan balon patladı ve bu durum kısa süre içinde bankacılık sistemini de içinden çıkılamaz bir krize sürükledi. Quick Loan Funding’in elinde yaklaşık 4 milyar dolarlık ödenmemiş kredi bulunuyordu ve bu durum Daniel Sadek’i 2008 krizinin önemli aktörlerinden birisi hâline getirmişti. Sadek, Vanity Fair dergisinin 2008 Krizi’nden Sorumlu 100 Kişi listesinde 86. sırada görünüyordu. Filmin finansmanı sırasında çok fazla para harcayan Sadek, mevcut borçlarını da ödeyemeyerek içinde bulunduğu durumu daha da çıkılmaz bir hâle getirdi.
Sadek, düştüğü bataktan kurtulmak için bir başka tutkusu olan kumar oyunlarına sarıldı. Bunun için ticari hesaplardan milyonlarca dolar aldıktan sonra ise kredi verme lisansını kaybetti. Borçlarını ödemek için araba koleksiyonunu satan Sadek, ilerleyen süreçte neredeyse elindeki her şeyi satmak zorunda kaldı ve ilerleyen dönemde gözlerden uzak yaşamayı tercih etti.
